link til ressourcer til sindslidende Link til Hjælp til fattige børn Link til Tillid til offentliget ansatte

8. marts talen i Ankara, tyrkisk version

8 Mart dünya kadinlar gününde Ankarada AKP parti binasinda yaptigim konusma

Konusma türkce gerceklestirilmistir. Sadece konusmanin son kismi kürtce okunmustur.

Adim Özlem Cekic. Danimarkada milletvekiliyim. Ankara Polatli dogumluyum.

Annem ve babamin zamaninda danimarkaya gitmelerininin nedeni 40 koyun ve köyde bir ev edinmekmis.

Ben isci kürt bir ailenin cocuguyum. Annem 3 sinifa kadar okumus, öksüz babam ise, okumayi ve yazmayi askerde ögrenmis.

Milletvekili olmadan önce yillarca hemsire olarak calistim. Simdi ise sosyalist halk partisi millet vekiliyim.

Saygideger konuklar.

Her seyden önce bu anlamli davet icin tsk´ler. 8 mart dünya kadinlar günü dolaysiyla bir kadin olarak bu kadar seckin insanin biraraya gelip kadin haklarini gündeme getirmesi beni mutlu etti .

Bu anlamli ve güzel Toplantiyi düzenleyenleri kutluyorum.

Türkiyede oldugu gibi, Danimarkadada kadin haklari icin mücadele veren kurum, kurulus ve insanlar var.

Türkiyede oldugu gibi Danimarkada,ezilen, siddete ugrayan, bir mal gibi alinip satilan kadinlar malesef hala var.

Sorunlar ayni boyut ve agirlikta olmasada, kadin, toplumun her tabakasinda erkeklerlen ayni haklara sahib olmak icin mücadele vermekte.

Dedigim gibi sorunlar ayni boyutta olmasada…

Türkiyede kadin olmak malesef hala coook zor…Allahtan Türkiyeli kadinlar hem cok kuvvetli hemde cok direncli olduklari icin, Türkiyede kadin haklari alaninda bir cok reform gerceklestirildi. Kadin haklari icin

gece gündüz ugrasan organizasiyonlari unutmamak gerek. Onlarin etki

ve baskilari olmasaydi Türkiyede kadin haklari icin bu kadar önemli

adimlar atilamazdi.

Atilan önemli bu adimlardan bir kacini saymak gerekirse: yeni ceza

kanunuyla aile ici siddet, cinsel taciz ile ilgili düzenleme. kadin ve

erkegin bosanirken mal ve miras haklarinin esit olmasi, tecavüz artik

topluma karsi bir suc degilde, bireye karsi siddet olarak kabul edilmesi

cok önemli adimlardan bir kaci.

Yasalarla bazi haksizliklari önlemek,kadina kimi haklari getirmek

degistirmek elbetteki önemlidir. Ama kadin egitim almadikca, okumasi

yazmasi olmadikca, yasalardaki haklarindan haberi bile olamaz.

Kadinin ekonomik bagimsizligi olmadigi müttetce, erkeklen ayni

haklara sahip olmasi imkansiz bir sey.

Danimarkada kadinin okuma hakki,calisma hakki uzun yillar önceye

dayaniyor. kendi parasini kendi kazaniyor.

Kadinin egitim hakki ilk okuldan üniversiteye kadar devlet okullarinde parasizdir .

Devlet, Kadina calisma imkani vermek icin, cocuklarina bakmak icin

binlerce kres ve anaokullari acmis. Fakir olanlarin kres ve anaokulu giderlerinide karsiliyor.

Is verenin kadina ayrimcilik uygulamamasi icin, kadinin hamilelik ve dogumdan sonraki dönemde isten atilmasini yasakliyor.

Cinsiyeti nedeniyle isten atilmasi veya alinmamasi yasalarlan yasakliyor.

Ama malesef Türkiyede kadinlar hala eziliyor,kötü muamele görüyor.

örnek vermek istiyorum. Türkiyede basörtülü bir kadin üniversitelerde

okuma hakki elinden aliniyor. Demokrasilerde kadin istedigini giyme

hakkina sahiptir. Ve istedigine inanma hakkina sahip oldugu gibi. Bunlari biraz önce sayin baskan Tayip Erdoganda dedi.

Baska bir örnek vermek istiyorum. Van da yapilan bir arastirmada,

kadinlarin yüzde 56 si hala aile ici siddete ugramakta. Özellikle kürt

bölgelerinde kadinlarin namus davasi nedeniyle öldürülmesi cok büyük

bir problem.

Kadinin biri diyorki:

“Em wek berxekê tên kirîn û firotin. Mafê me yê hilbijartinê tune. Em nikarin hez bikin. Dema tomet li me dibe, em nikarin xwe biparêzin, şans nadin, em bidin zanîn ku em bê gunehin. Em jî însanin, em jî adaletê dixwazin”

Kürtce anlayamiyan arkadaslara cevirme yapayim:

Biz bir koyun gibi alinip satiliyoruz. Secmeye hakkimiz yok. Sevmeye

hakkimiz yok. Iftira atildiginda sucsuz oldugumuzu ispat etmeye

hakkimiz olmadigi gibi. Bizde insaniz ve bizde adalet istiyoruz

Demokrasilerde kadin kendini ifade etme hakkina sahiptir.

Gecen üniversite ögrencisi genc bir kiz diyarbakirda sunlari söylüyor:

”Ez kurdim. Bi kurdbuna xwe serbilindim. Lê çi heyf, mafê min nîne ku ez bi zimanê dayîka xwe bixwînim, perwerde bibînim. Maf nadin min ku vê pirsê bînim ji raya giştî re bêjim. Ez wek xwendevaneke hiquqê, dema ji bo mafê perwerdeya bi zimanê kurdî bikevim meşekê, an jî beşdarî kampanya îmzeyan bibim, hemû mafên min ên xwendinê ji destê min tên stendin û mafê min ê îtîrazê jî nîne. Ev çi demoqrasîye?”

Kürtce anlayamiyan arkadaslara cevirme yapayim:

Ben kürdüm. Ve kürt oldugum icin gurur duyuyorum. Ama malesef ana

dilim olan kürtce egitim alma hakim yok. Bunu kamoyuna getirme

hakkina sahip degilim. Eger bir hukuk ögrencisi olarak olarak yürüyüse

katilirsam, veya imza kampanyasina ana dilimle egitim almak

istiyorum diye imza atarsam, ömür boyu üniversiteden men ediliyorum. Kovuluyorum ve buna itiraz etme hakkinada sahip degilim. Bu nasil demokrasi.

Evet bencede demokrasilerde kadinin kendini ifade etmesine hak

verilmesi lazim. Özellikle kendi dilinde.

Türkiye kürdüyle, türküyle, laziyla, alevisiyle, sunisiyle vs vs yan

yana, sirt sita yasadigi bir ülke.

Yasli kürt bir nine, bugün burda bir konusma yapacagimi ona

söyledigimde, bana söyle dedi :

”Ji serokwezîr Erdogan re bêje, em ji wî pir hez dikin, merivekî bi rûmete. Em raya xwe didine wî. Ew jî, ji me hez dikê. TRT 6 vekir. Dibêjin wê hin tiştên din jî bidê. Berîya ku ez bimrim, dixwazim bibînim, kurdî serbeste, stranên kurdî serbestin, Newroz bi azadî tê pîroz kirin, û em kurd jî azadin”

Kürtce anlayamiyan arkadaslara cevirme yapayim:

Söyle basbakan Tayip Erdogana, biz onu cok seviyoruz cokta sayiyoruz.

Oyumuzuda ona veriyoruz. Oda bizi seviyor, sayiyor, TRT 6 de acti,

baska haklarda verecekmis, ama ölmeden önce artik esitligi görmek

istiyorum. Bende korkmadan kendi dilimi konusmak istiyorum, kendi ninilerimi söylemek istiyorum, kendi newrozumu kutlamak istiyorum.

Konusmama baslarken Türkiyede kadin olmak malesef hala coook zor

demistim. Evet kadin olmak hala zor.

Kürt kadini olmak ise bir ayri zor.…

Demokrasilerde kadinin kazanilmis haklarindan taviz verilmez.

Inaniyorumki bir gün Türkiyede o seviyeye gelecek.

Danimarkadan ezilen kadinlar icin selam ve bir avuc umut getirdim.

Sabirli olun, demokrasilerde yolun sonu aydinliktir.

8 mart dünya kadin haklari gününuzu en icten dileklerimle kutluyorum.

Esitliginiz bol olsun.


Synes du om dette indlæg?

Kontakt: ozlem.cekic@ft.dk | +45 3337 4419